Yargıtay 22. HD., E. 2016/9900 K. 2019/9935 T. 7.5.2019
T.C. Yargıtay Başkanlığı - 22. Hukuk Dairesi
Esas No.: 2016/9900
Karar No.: 2019/9935
Karar tarihi: 07.05.2019
Belgeyi Lexpera’da Görüntüle
fazla çalışma ücreti • bilirkişi raporu • haklı neden • iç savaş • iş sözleşmesi • karşı dava
haklı sebep
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen
incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve
duruşma için 07/05/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı
adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan
avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından
düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının
ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve
genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen
kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının
aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının ihbar tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında
uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, dosya kapsamına göre, davacının iş sözleşmesinin Libya'da çıkan iç savaş sebebiyle
4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin (III) numaralı bendi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır. Libya'da
yaşanan olaylar ve akabinde başlayan iç savaş herkesçe bilinen vakıa niteliğinde olup, bu durum işçiyi
işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebeptir. Bu halde, işveren feshi, 4857
sayılı Kanun'un 25/III. maddesi uyarınca haklı sebebe dayanmaktadır. Söz konusu madde uyarınca yapılan
fesihte, işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerekmekte ise de, işverenin bildirim şartına uyması ya da ihbar
Sayfa 1/222. HD., E. 2016/9900 K. 2019/9935 T. 7.5.2019
tazminatı ödemesi yükümlülükleri yoktur. Anılan sebeple, ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken, kabulüne
karar verilmesi hatalıdır.
3-Çözümlenmesi gereken bir diğer uyuşmazlık, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil
ücreti taleplerine yöneliktir.
Davalı vekili, davacının çalıştığı işyerinde yürütülen yol yapım işinde, asfaltın etken maddesinin
temininde yaşanan gecikmeler ve olumsuz hava koşulları sebebiyle ayın bir kısım günlerinde çalışma
yapılamadığını, çalışma yapılamayan söz konusu günlerle birlikte tatil olan günlerin, yol yapım ihalesinin
müşavir firması olan dava dışı firma yetkilisi ile birlikte düzenlenen puantaj kaydında gösterildiğini ileri
sürmüştür. Dosyaya uyuşmazlık konusu dönemle ilgili olan 2007-2008-2009-2010 yıllarına ait puantaj kaydı
niteliğinde belgeler sunulmuştur. Söz konusu belgelerde şantiyede çalışma yapılan ve yapılmayan günlerin
gösterildiği, belgenin davalı işveren ile dava dışı yabancı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı, davacı işçinin
ise imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel
tatil ücreti alacaklarına yönelik taleplerin değerlendirilmesinde, söz konusu belgelerin üzerinde durulmaması
hatalı olmuştur. Anılan sebeple, söz konusu belgelere karşı davacı tarafın beyanları alınmalı, her iki tarafın
tanıkları yeniden dinlenilerek söz konusu belgelerin davacının çalıştığı şantiyeye ilişkin olup olmadığı, gerçek
durumu yansıtıp yansıtmadığı, asfaltın etken maddesinin temininde yaşanan gecikmeler ve olumsuz hava
koşulları sebebiyle ayın bir kısım günlerinde çalışma yapılamayan günlerin bulunup bulunmadığı hakkındaki
detaylı bilgi ve görgüleri sorulmalı, neticeye göre bir değerlendirme yapılarak sonuca gidilmelidir.
Diğer taraftan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının günlük mesaisinin oniki saat olduğu, ara
dinlenme süresinin düşümüyle haftalık onsekiz saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilmiş ise de, davacı tanığı
... ’in davacı olduğu dosyada günlük çalışma saatlerinin 08:00-18:00 arasında olduğu kabul edilmiştir. Eldeki
dosya içeriği ile birlikte Dairemizce temyiz incelemesi yapılan emsal nitelikteki dosya kapsamı dikkate
alındığında, çalışma saatlerinin 08:00-18:00 arasında olduğunun kabul edilmesi uygun olacaktır. Fazla
çalışma ücretine yönelik değerlendirmede bu yön de dikkate alınmalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir
edilen 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek
halinde ilgililere iadesine, 07/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayfa 2/2
Av. Muhammed Numan Güleç
Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde algılanmamalı ve yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.