Yargıtay Kararları – Çalışma ve Toplum, 2022/1
İlgili Kanun / Madde
4857 S. İşK/32,41
T.C
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2021/11732
Karar No. 2021/15885
Tarihi: 29.11.2021
BORDRO HİLESİ
İMZASIZ ÜCRET BORDROLARININ BANKAYA
YATAN TUTARLA UYUMLAŞTIRACAK ŞEKİLDE
FAZLA ÇALIŞMA TAHAKKUKUN YAPILMASI
İMZASIZ ÜCRET BORDROLARINDAKİ
TAHAKKUKLARA DEĞER VERİLEMEYECEĞİ
ÖZETİ Davacı, açıkça imzasız belgelere ya da ücret
bordrolarına delil olarak dayanılmasına itiraz
etmektedir. Mahkemece hükmüne uyulan bozma
ilamına göre de; bankaya yatan tutar ile uyumlu hale
getirilmek için hazırlanan imzasız ücret bordrolarına,
imzasız personel cari kartına ya da bu belgelerde
yazan tahakkuk ya da avans miktarlarına değer verme
imkanı bulunmamaktadır. Buna karşın, Bölge Adliye
Mahkemesince imzasız ücret bordrolarına değer
verecek şekilde "bordro net" ve "ödenecek tutar"
şeklinde bir ayrıma gidilmesi doğru olmamıştır. Şu
halde; fazla çalışma ücreti alacağı bakımından varsa
sadece kabul edilen ücrete göre ödenmesi gereken
aylık tutarı aşan miktarda bankaya yatan tutarın
mahsubu yerine denetime elverişli şekilde de
gösterilmeyen ve imzasız ücret bordrolara değer verir
şekilde yapılan bir hesaplama ile sonuca gidilmesi
yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup bozmayı
gerektirmiştir.
DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen
incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu
anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor
dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
490Yargıtay Kararları – Çalışma ve Toplum, 2022/1
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 15.12.2006 tarihinde davalı şirkete ait Rusya,
Arnavutluk, Kosova ve Afganistan'daki inşaat şantiyelerinde iş makinesi operatörü
olarak işe başladığını, bu çalışmasının 27.09.2014 tarihine kadar devam ettiğini, en
son net 1500 USD fiks ücret aldığını, 3 öğün yemek ve yatmak için tahsis edilen
koğuştan yararlandığını, son çalıştığı şantiyeden iş bitimi nedeniyle gönderildiğini,
yeniden işe çağırılmadığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve
ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve fazla
çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın
öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile proje
bazlı olarak belirli süreli iş ilişkisinin kurulduğunu, projelerin sona ermesiyle iş
akdinin kendiliğinden sona erdiğini, kıdem-ihbar tazminatı talep edemeyeceğini,
saat ücreti üzerinden çalıştığını, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretinin
maaşa eklenerek ödendiğini, ücretlerin banka hesabına yatırıldığını, kullanmadığı
izin ücretlerinin de ödendiğini, ödemelerin ihtiraz-i kayıtsız kabul edildiğini, mesai
şeridi tabloları, maaş bordroları, cari hesap kartı ve banka kayıtlarının uyumlu
olduğunu, yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddine karar
verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık
ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda
bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne
karar verilerek ilk derece mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve 6100 sayılı
Kanun’un 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmuştur.
Bozma Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine;
Dairemizin 22.02.2021 tarih 2020/1240 esas ve 2021/4621 karar sayılı kararı ile
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı “Davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan
davacının tazminat ve alacaklarının belirlenmesine esas ücret taraflar arasında
uyuşmazlık konusudur. Davacı işçi son aylık ücretinin net 1.500 USD olduğunu
ileri sürmüş, davalı işveren 3,49 USD saat ücretini savunmuştur. Mahkemece
davalının sunduğu kayıttaki ücret üzerinden hesaplanan tazminatlar hüküm altına
alınmıştır. Davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile
temel ücret hesabı dışında fazla çalışma, hafta tatili ile bayram genel tatil ücreti gibi
491Yargıtay Kararları – Çalışma ve Toplum, 2022/1
tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu bir
tahakkuka gidilmiştir. Davalı işveren işçinin imzasını içermeyen ve her zaman
düzenlenmesi mümkün olan bordrolarla temel ücreti bölmek suretiyle diğer işçilik
alacaklarının da ödendiği şeklinde bir uygulama geliştirmiştir. İşçinin banka
hesabına yapılan ödemelerde maaş açıklaması dışında başka bir bilgiye yer
verilmemiştir. Davacının yaptığı iş, kıdemi, son çalıştığı şantiyenin Afganistan
şantiyesi olması, emsal ücret araştırması, davacı tanık ifadeleri ve bordro içerikleri
gözetilerek davacı işçinin aylık temel ücretinin iddiası gibi 1.500 USD olduğu kabul
edilmeli ve bordroların fazla çalışma ile tatil tahakkuklarını içermediği sonucuna
varılmalıdır. Buna göre bilirkişi hesap raporunun ilgili seçeneği değerlendirilerek ve
gerekirse bu esaslar dahilinde bilirkişiden yeniden rapor alınarak mahkemece bir
değerlendirmeye tabi tutulup tazminat ve alacaklar hakkında bir karar verilmelidir.
Fazla mesai ve tatil alacaklarının kabulü yönünde karar verilecek olursa bordrolarda
aylık 1.500 USD'nin üzerinde ödeme bulunan aylar yönünden işverence yapılan
ödeme miktarlarının o dönem muaccel olan fazla mesai ve tatil alacaklarından
mahsup edilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.” gerekçesiyle bozulmuş ve
dosya incelenmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
Bozma Sonrası Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; Dairemizin bozma kararına uyularak yapılan
araştırma ve aldırılan bilirkişi raporu sonucunda davacının aylık ücretinin 1.500,00
USD olduğu ve bordroların fazla çalışma ve tatil tahakkuklarını içermediği kabul
edilerek davacı talebine konu tazminat ve diğer işçilik alacaklarının yeniden
hesaplanması hususunda bilirkişiden ek rapor alınmış, fazla çalışma alacağı dışında
bilirkişi raporuna itibar edilmiş, fazla çalışma bakımından ise her ne kadar fazla
çalışmadan mahsup edilen 7.939,77 USD tutara ne şekilde ulaşıldığı açıklanmamış
ise de, dosyaya sunulan bordroların incelenmesinde, "bordro net" ve "ödenecek
tutar" başlıklı iki ayrı sütun bulunduğu, fazla çalışma ve tatil alacakları
tahakkuklarıyla birlikte ortaya çıkan tutarın “bordro net” olarak ifade edildiği, maaş
avansı kesintisi yapıldıktan sonra da ödenecek tutarın gösterildiği; yurt dışındaki
işçilerin bankaya yatanın haricinde avans aldığı sabit olup davacının eksik ücret
ödendiği iddiası ve ücret alacağı talebi bulunmadığından bilirkişi hesaplamasında
1.500,00 USD'nin üstündeki tahakkukların tespiti için "bordro net" kısmının
dikkate alınması yönteminin isabetli görüldüğü, bordroların tek tek denetlenmesi
sonucu bilirkişinin toplama hesabında maddi hata yaptığı, mahsubu gereken
miktarın 7.919,50 USD olduğu gerekçesiyle bakiye fazla çalışma alacağın 2.510,50
USD olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş Bölge Adliye Mahkemesi
kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına,
492Yargıtay Kararları – Çalışma ve Toplum, 2022/1
bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan
yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına göre davacının
aşağıda belirtilen bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraflar arasında fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacağı bakımından
ücret bordrosunda yazılı tutarların dikkate alınıp alınmayacağı konularında
uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dairemizin 22.02.2021 tarih 2020/1240 esas ve 2021/4621 karar sayılı
bozma ilamında; tazminat ve alacakların hesabına esas ücretin hatalı belirlendiği,
işverence imzasız ücret bordrolarının banka ödemeleri ile uyumlu hale getirilerek
temel ücretin bölünmek suretiyle işçilik alacaklarının ödendiği şeklinde bir
uygulama geliştirildiği ve bankaya yatan miktarların sadece maaş açıklaması ile
yatırıldığı dolayısıyla işçinin aylık ücretinin 1500 USD olduğunun kabul edilmesi ve
imzasız ücret bordrolarının tahakkuk içermediği sonucuna varılması gerektiği ifade
edilerek bu esaslar dahilinde gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınıp 1500 USD
üzerinde ödeme olan aylar bakımından o dönem muaccel olan fazla çalışma ve tatil
alacaklarından mahsup yapılması gerektiği açıklanmıştır.
Davacı, açıkça imzasız belgelere ya da ücret bordrolarına delil olarak
dayanılmasına itiraz etmektedir. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamına göre
de; bankaya yatan tutar ile uyumlu hale getirilmek için hazırlanan imzasız ücret
bordrolarına, imzasız personel cari kartına ya da bu belgelerde yazan tahakkuk ya
da avans miktarlarına değer verme imkanı bulunmamaktadır. Buna karşın, Bölge
Adliye Mahkemesince imzasız ücret bordrolarına değer verecek şekilde "bordro
net" ve "ödenecek tutar" şeklinde bir ayrıma gidilmesi doğru olmamıştır. Şu halde;
fazla çalışma ücreti alacağı bakımından varsa sadece kabul edilen ücrete göre
ödenmesi gereken aylık tutarı aşan miktarda bankaya yatan tutarın mahsubu yerine
denetime elverişli şekilde de gösterilmeyen ve imzasız ücret bordrolara değer verir
şekilde yapılan bir hesaplama ile sonuca gidilmesi yanılgılı değerlendirmeye dayalı
olup bozmayı gerektirmiştir.
Aynı şekilde; somut uyuşmazlıkta, yıllık ücretli izin kullandırdığını ispatla
yükümlü olan işveren tarafından dosyaya imzalı yıllık ücretli izin cetveli ya da
eşdeğerde bir belge sunulmamış olup yıllık ücretli izin tahakkuku bulunan ücret
bordroları da imzasızdır. Buna göre, yıllık ücretli izin ödemesinin olduğu 2011
Kasım ve 2014 Eylül ayları bakımından ancak o ay için bankaya yatması gereken
ücret miktarını aşan ve fazla çalışma ücreti alacağından da mahsup edilmemiş olan
bir tutar varsa bu tutarın yıllık ücretli izin alacağından mahsup edilmesi aksi halde
mahsup yapılmadan bu alacak kaleminin hesaplanması gerekmektedir. Bu husus
gözetilmeden karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı
sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye
Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde
ilgiliye iadesine, 29.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
493
Av. Muhammed Numan Güleç
Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde algılanmamalı ve yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.